Dev savaş gemilerini andıran gri gökyüzü, birbirleriyle çarpışan bulutlar. Dünyaya yağan yağmur.
Bünye
Düşünce etkilerinden önce; başka diyalog koşulları geçerli olabilir.
681 · Beceri replikleri
Dev savaş gemilerini andıran gri gökyüzü, birbirleriyle çarpışan bulutlar. Dünyaya yağan yağmur.
Yıkılmış rögarlar. Yağmur suyuyla taşan eski kanalizasyon sistemleri. Devrim'den kalma gizli silah depoları. Üç asır boyunca ölen soyluların gömüldüğü yer altı mezarlarına, Le Royaume'a giden kapılar...
Ceketinin omuzları ağırlaşıyor. Soğuk vücuduna işliyor. Titriyorsun ve şehir de seninle beraber titriyor.
Su, çıplak göğsünden aşağı doğru akıyor. Soğuk vücuduna işliyor. Titriyorsun ve şehir de seninle beraber titriyor.
Revachol, dünyanın başkenti, Jamrock ise Revachol'un başkenti. Kirpiklerinde damlacıklar oluşuyor.
Kapıların ardında... yığınla tedarik kutuları var. Kırmızı ve mavi metal kargo konteynerleri yağmurla beraber pürüzsüz görünüyor. Revachol Bölgesi Endüstri Limanı, insan yapımı sıradağlara benziyor. İçerisinde inanılmaz bir servet yatıyor, gölgesinde de bir o kadar inanılmaz fakirlik var.
İki tarafında yanmayı bekleyen barakalarla etrafı karla kaplı, çamurlu bir nehre benzeyen bir sokakta. Bir film kiralama dükkânı yağmurun içinde kapılarını açıyor, zırhlı bir otomobil sizin eskiden beraber yürüdüğünüz köşeden hızlıca geçiyor... Bir anda sırtındaki tüyler diken diken oluyor.
Körfezde yarısı suya batmış, parçalanmış bir deniz kalesi var. Revachol Koyu'nun ötesinde hayaletler gökyüzüne yükseliyor.
Saçın berbat hâlde, yağlı ve etraftaki kömür fabrikalarının külleriyle karışmış. Uzaklarda bir yerlerde duman bacaları yükseliyor.
Dört bir yanında yağmur damlaları büyük Revachol'a düşüyor. Yağmur saçaklardan akıyor ve çukurları dolduruyor, pisliği temizliyor.
Couron, alt orta sınıf. Yerleşim bölgelerini ortadan bölen nehir kolları var. Yedi katlı binalar yağmurun içinde kayboluyor.
Yol yükseliyor, yükseltilmiş bir otoyol gettonun üstünden geçiyor. Beton kolonlarının ötesinde çatılardan, ahşaptan ve katrandan bir okyanus uzanıyor. Dört bir yanda yağmur bulutlarının altında dört katlı binalar. Jamrock'ta karlar eriyor.
La Drisienne, Kral Dris'in Yolcu Limanı. Liman vinçlerinin arasında yolcu gemileri sıralı. Vinçler nehir kolunu kolluyor.
Görüşün bulanıklaşıyor. Yüzünü elinle siliyorsun. Yağmur gözlerini acıtıyor, seni yukarı baktırıp gözlerini kırptırıyor.
Martinaise meydanında... sen varsın. Gökyüzüne bakan minik bir nokta. Kirpiklerinde damlacıklar oluşuyor.
Hâlâ sadece bir ayakkabın olduğunu fark ediyorsun. Yakınında, Whirling‑in‑Rags pansiyon-kafeteryanın balkonunda bir tane timsah derisinden yapılma ayakkabının içini yağmur suyu dolduruyor.