SORUN
42 numaralı tramvayın pantografından çıkan kıvılcımlar kar taneleri gibi yere düşüyor. Tramvay, Voyager Yolu'nun yokuşundan yavaşça indikten sonra doğuya yönelip B206'ya giriyor ve nehri geçerek kapalı fabrikaların ve harabelerin bulunmadığı topraklara giriyor. Burada çalışacak. Akademide. Pantograf, üst tarafta yola eşlik eden elektrik kablolarından bir müzik enstrümanı gibi kayıp gidiyor. Bir parlama. Kadın arka pencerenin yanında ayakta durmuş, korkuluklara tutunuyor. Bir yağmurluk giymiş, sana el sallıyor...
Araştırma sırasında
- −1 OTORİTETam bir cehennem
- −1 EL‑GÖZ KOORDİNASYONUTam bir cehennem
İçselleştirildikten sonra
- +3 ŞEHRİN FISILTISIÜçüncü varlık
ÇÖZÜM
Sabahın erken saatleri. Gökyüzü laciverde bürünmüş. Kıvılcımlarla aydınlanıyor yüzü. Üçgenler narince bir araya gelmiş âdeta. Sokak, "dolly zoom" yapılmış bir film sahnesi gibi gitgide uzuyor sanki. Sen orada dikilip gittikçe küçülen bir silüete el sallarken havada garip bir şey hissediyorsun. Aslında hep orada olan bir şey. Kocaman, transparan bir dünya. Bir hassasiyet hissediyorsun. Aranızda sinyalleri ileten Revachol'un hayaleti var. Kutsal elçi.