Konuşma · LİMBİK SİSTEM
Konuşmacılar · 13
Önceki replikler · 1
İşte yine geldik, yaralı kuşum. Dalgalar yine geliyor... seni sürüklüyorlar... ama gidemezsin. Hayır, burada kalmak zorundasın. Bilincin hep yarı açık olmak zorunda.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Sebebi o iğrenç bedenin. Uykunun arasında bile sürekli bedenini çevreleyen bir rahatsızlık hissediyorsun. Karnında ve sırtında rahatsız edici bir sertlik var. Bir cenin gibi kıvrılıp kendini güvene almak istiyorsun ama yapamıyorsun, çünkü CANIN YANIYOR.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Çok yanıyor. Organlarında hep bir acı var. Her biri kendi pis şarkısını söylüyormuş gibi.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Bu arada, sağ yanındaki acı, büyümüş karaciğerin. Böbreklerine de... son zamanlarda çok daha fazla hasar verdin. İnan bana, hesabını yapsam hiç hoşuna gitmez.
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 3
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 7
- Sükûnet'e giden ekspres seferdeyim zannetmiştim!
- Ben bir sanatçıyım, karaciğer hasarı da sanatım.
- Ben bunu hak ediyorum. Bu acıyı onurlu bir şekilde çekeceğim.
- Dur, bu Boşlukdüzü'ne giden ekspres sefer değil miydi?
- Bu ne? Yokşehir'e giden ekspres seferdeyim zannetmiştim!
- Lütfen, dur... Huzurlu hiçlik nerede? Tatlı yokluk nerede?
- Sanırım benim... tıbbi yardıma ihtiyacım var.
Önceki replikler · 4
- İşte şimdi kendinden başkasını düşünmeye başladın. Bakalım böylesi nasıl olacak.
- Peki sence neden öyle? Şişmiş bir cesede dönüşmesine ramak kalan bu et yığınına bakanın kalbinde nasıl bir aşk belirebilir ki?
- Evet, bedenin bir sistem ve sen ona kötü davrandığın için o da sana kötü davranıyor.
- Bu acının bir anlamı olmalı... Bu acıdan bir hikâye çıkmalı. Belki bu hikâyeyi sen bile yazabilirsin.
Önceki replikler · 1
Yoldan çıktın bebeğim, şimdi yolun kenarında mahsursun, etrafındaki enkazı hayranlıkla inceliyorsun. Kendini durduramıyorsun: kendine, başarılarının toplamına bakıyorsun...
Burada, bu yarı dünyada mahsur kaldın. Başka insanlara bakmayı, gerçekten bakmayı deneyebilirsin ama bunu neden isteyesin ki?
Yanıtlar · 3
Önceki replikler · 5
- Evet bebeğim. Acın, şaheserinmiş gibi davran. Tek bir sorun var, kimse izlemiyor. Bu çok sıkıcı, arkadaşım.
- Burada onur yok... Yalnızca vücut kütlenin, gün içinde yaşadıklarının yansımaları var. Dönüp dönüp aynada kendine bakıyorsun. Neden? Tüm bu başarılarını görmek mi istiyorsun?
- Yoldan çıktın bebeğim, şimdi yolun kenarında mahsursun, etrafındaki enkazı hayranlıkla inceliyorsun. Kendini durduramıyorsun: kendine, başarılarının toplamına bakıyorsun...
- Aptallık etme, Harry. Hiçbir şey yapamazlar. Hastanede yeni böbrek ve karaciğer yapılmıyor. Yapabileceğin tek şey parıldayan karanlığa bakarken bitmesi için dua etmek.
- Şansını harcadın Harry'ciğim; kaçırdın. Boşa çabalamaya, cesurluk taslamaya başladın. Şimdi de Karameydan kayboldu ve ona asla ulaşamayacaksın.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
En azından ilginçler. Her birinin, aynı senin gibi kulaklarının arasındaki bölgede süregelen işlemleri var, hepsi de sır dolu.
Önceki replikler · 1
İnsanlar göz alıcı. Heykele benziyorlar. Kendi parodileri ve trajedileri olmuşlar. Yaratıkların o büyük demokrasisi...
Şu an ne yaptığını sanıyorsun? Farkındalık mı yaşıyorsun? Tüm bu ışıklara bak! Var olup yok olan düşüncelerin! Sen, uyuyormuş gibi yapıyorsun, kendini de kandırmaya çalışıyorsun. Bu sırada dünya sensiz akıp gidiyor...
Yanıtlar · 1
...ancak asla senin gitmene izin vermiyor, değil mi? Kalkıp üzerindeki o parlayan teri elinden geldiğince silme vakti. Hadi gidelim.
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Peki sen son zamanlarda verdiğin sözlerin ne kadarını tuttun, Harry efendi? Bu büyük şeffaf dünyaya, şefkate verdiğin...
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Siz, onurlu ve adilsiniz, beyim. Habis olanlar yılanlardır! Çimlerin arasında tıslıyorlar...
Kadınlar. Suç kadınlarda. Kadınlara dikkat et. Yeminlerinden dönenler, kadınlardır.
Yanıtlar · 1
Ah yavrum. Sen zaten diğer yerdesin. Bu gece uykun sana doygunluk vermeyecek. Belki yarın.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Belki... Hani... BOLCA UYUŞTURUCU ALSAN? Yatmadan önce yani. Öyle yapsan işe yarayabilir...
Yanıtlar · 1
Belki vakayı çözsen memnun ve yorgun hissedebilirsin. Yapbozu elinde tutsan, tamamlandığını görsen!
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Evet bebeğim. Acın, şaheserinmiş gibi davran. Tek bir sorun var, kimse izlemiyor. Bu çok sıkıcı, arkadaşım.
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Burada onur yok... Yalnızca vücut kütlenin, gün içinde yaşadıklarının yansımaları var. Dönüp dönüp aynada kendine bakıyorsun. Neden? Tüm bu başarılarını görmek mi istiyorsun?
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Şansını harcadın Harry'ciğim; kaçırdın. Boşa çabalamaya, cesurluk taslamaya başladın. Şimdi de Karameydan kayboldu ve ona asla ulaşamayacaksın.
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Ah, evet. Onlar sana bakacak, birkaç hap verecek, hepsini geçirecekler. Onlar, mucize yaratıyorlar.
Önceki replikler · 1
Aptallık etme, Harry. Hiçbir şey yapamazlar. Hastanede yeni böbrek ve karaciğer yapılmıyor. Yapabileceğin tek şey parıldayan karanlığa bakarken bitmesi için dua etmek.
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Peki sence neden öyle? Şişmiş bir cesede dönüşmesine ramak kalan bu et yığınına bakanın kalbinde nasıl bir aşk belirebilir ki?
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Bu acının bir anlamı olmalı... Bu acıdan bir hikâye çıkmalı. Belki bu hikâyeyi sen bile yazabilirsin.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Bu arada, sağ yanındaki acı, büyümüş karaciğerin. Böbreklerine de... son zamanlarda çok daha fazla hasar verdin.