ŞEHRİN FISILTISI
- konuşma
- 143
- Yerler
- 13
Açıklama
ŞEHİR ÂŞIKLARI, SOKAKLARI İYİ BİLENLER VE GERÇEK ANLAMDA DOĞAÜSTÜ OLANLAR İÇİN İDEAL.
Şehrin Fısıltısı, ense kökünden giren bir soğuk hava ürpertisi hissiyatıyla etrafında olup bitenleri daha iyi idrak etmeni sağlar. Şehrin Fısıltısı sayesinde şehri duyabilir, kendini tamamen sokaklara bırakabilirsin. Bu, eski hataları günümüzde tezahür ettiren, şehir genelinden farklı olayları gözünün önüne getiren doğaüstü bir yetenek. Fakat seninle konuşan kim?
Şehrin Fısıltısı yüksek seviyelerde seni biraz delirmiş gibi gösterebilir; sonuçta diğer insanlara değil, şehre kulak veriyor olursun. Üstlerin senin için endişelenmeye başlayabilir. Ancak Şehrin Fısıltısı düşük seviyelerdeyken şehrin çağrılarını nadiren duyarsın. Peki duyamadığını kurtarabilir misin?
Nerede
13Görevler
114- Cesedi incele
- Oda için para bul ve Garte'a ödeme yap
- Masrafları öde
- Sylvie için Garte'la konuş
- Kim yokken Joyce'la pus hakkında konuş
- Kıyafetleri kim çöpe attı?
- Belgelerine biraz tarz kat
- Defterini oku ve soruşturmaya bir isim ver
- Joyce'un lince dair bildiklerini öğren
- Kurbanın dövmeleri
- Kurbanın cesedini son kontrole gönder
- Whirling'in gizli geçitlerini keşfet
- Karaoke yap
- Hava Nişancısı Megamiksi
- Ölü adamla ilgili Klaasje'yi sorgula
- Titus'ın Ruby'nin yerini söylemesini sağla
- Klaasje'nin şamandırasını incele
- Klaasje'yi tutukla
Diyaloglar
143- FALN pantolonlu bir çocuğun silüetini görüyorsun. Acıdan dolayı önce çift, sonra üçlü…
- Burada yaşanan çatışma izlerinin üstü grafitiyle kaplanmış. Kan ve ağır yakıt kokusu var.
- Dururken ayaklarının altındaki kuru otlar çatırdıyor. Uzaklarda sakin suyun üzerinde…
- Loş bir altın renkli parıltı konsola hayat veriyor. Hayalet ışık gibi, epey sönük…
- Tavanın sadece yarısını kapattığı beton levhanın üstünde, yağmurdan sırılsıklam olmuş bir…
- Denize bakarken tuhaf bir his içini kaplıyor... Belki denize dalıp öylece gitmelisindir…
- Yaşlı adam sazlara bakıyor. Suratında hiç ifade yok... Sadece yüz hatlarında rüzgârdaki…
- Eklem bacaklı, tıslayarak ve tıkırdayarak alt çeneye benzeyen antenlerini seni tekrar…
- Dolores Dei. Hümanizmin, enternasyonalizmin ve refah devletinin abidesi... Yüzünü sana…
- Önünde kolu olmayan ağır bir kapı var. Düzinelerce (belki de yüzlerce) Semenine'lı…
- İçeride bir kumanda kolu takımı, bir telsiz mikrofonu, bir alet çekmecesi ve yakıt ön…
- Muşamba palto, rüzgârda bir süreliğine tek başına salınıyor. Artık kimse onu almaya…
- "Benimle kafa mı buluyorsun, Harry? Kapıyı açmadın ve şimdi bana açtığını mı…
- (Fısılda.) "Kim, başardık."
- Biraderim, vakit geldi!
- "Tekrar merhaba, canım." Gri gözleri, gözlüğünün kenarı üzerinden parıldıyor.
- Haklıydın, biraderr. (Alt bağırsaklarında bir sertlik beliriyor.)
- "Zamanı geriye almanın bir yolunu bulmalıyım."