SEN
- konuşma
- 503
- Yerler
- 19
Nerede
19Görevler
145Diyaloglar
503- Çöp konteyneri bahar karının altında duruyor.
- Dört bir yanında yağmur damlaları büyük Revachol'a düşüyor. Yağmur saçaklardan akıyor ve…
- "Ne görüyorsunuz?" Teğmen gözlüklerini temizliyor, gözlerini kısarak çamurdaki şekillere…
- Kırık cam parçaları, çerçeveden düşmemişler. Delikten soğuk bir esinti giriyor.
- İzler hâlâ olduğu gibi duruyor, belki biraz daha biraz yıpranmışlar. Neyse ki sokak…
- Mermi izleri görmek seni heyecanlandırıyor, teğmenin soyadını unutturuyor.
- Göçmüş sarı posta kutusu seni grafitisiyle, mermi delikleriyle ve bir RHM çıkartmasıyla…
- Boya fırçası... tamam, ağır yakıt... tamam. Şimdi geriye sadece duvarı boyamak kaldı.
- Hızla çürümeye devam eden adam yana dönük biçimde yatıyor, bakışları sanki içini delip…
- Bunlar alelade camlar değil, eski işlem birimleri.
- Sadece kırmızı bir sandalye... Alt tarafı içinde kırmızı bir sandalye olan boş bir…
- Burada ilginç bir ortam kurmuşlar. Okulun bilim fuarına hazırlanan çocuklara benziyorlar…
- "İstemiyorum. Yine de yeni bir tür buldun. Cinayeti de çözdün..." Omuz silkiyor.
- Kadın boşluğa bakıyor. Gözleri kapalı ve dudakları hareket ediyor.
- Salıncağın yamulmuş demirlerinden pas dökülüyor. Arkandaki küçük evin ayakta kalan…
- Güzel haber. Sandal, senin gibi yetişkin bir adamın sırtüstü pozisyonda altına…
- Irkçı bir kupa. Burada okuyacak ne var ki? Pek bir şey yok.
- Konuşma