Yanıtlar · 3
- Yüzünü apartmana dön.Hatırlanan · 1
- Yüzünü döner kavşağa dön.
- Yüzünü koya dön.Hatırlanan · 1
Bakımsız arka avlunun ötesinden beton, alçı ve kıvrımlı sac levhalardan oluşan korkunç bir küme yükseliyor...
Bir dakika. Bu ses bir insandan gelmiyor, ayrıca "Nihihey!" de demiyor; at kişneme sesi bu!
Arkanı dönüyorsun. Sabah güneşi gözünü kör edercesine parlıyor. Elini alnına götürüyorsun ve gözünün önünde büyük bir gölge beliriyor. Havada donup kalmış, dev bir canavar...
"III. Fillipe'in heykeli."
İşe yarayabilir diye düşünüyorsun, peki neden bunun korkunç bir bedeli olabileceğini hissediyorsun?
"Yeterli bir güç kaynağına ve bol miktarda kabloya ihtiyacımız olacak. Kabloları terk edilmiş kamyonlardan bazılarına bağlarsak teorik olarak antenin dalga boyunu üssel şekilde artırabiliriz..."
Projene dair daha önce tereddüt yaşadıysa da artık bu teknik bilmeceyi çözmeye tamamen kendini vermiş durumda.
"Sessiz olun, hesap yapıyorum... Evet, birkaç parça ekipman bulabileceğimizi varsayarsak..."
"Çok saçma ama sanırım döner kavşağı komple tek bir fraktal antene dönüştürebiliriz."
Sesinde bir hayranlık tınısı var. Kendi cesaretine hem şoke oluyor hem de seviniyor.
"Nasıl adlandıracağınız beni ilgilendirmiyor. Ben sadece teknik bakış açısından mümkün olan ve olmayanları söylemek üzere buradayım."
"Elimin altında tonla kablo ve amplifikatör var. Güç kaynağını kendim halledeceğim. Şu an bize tek gereken, radyo alıcı‑vericisi."
"Bu sorunuza ben yanıt veremem ama o kadar da zor olacağını sanmam. Buralarda radyo sıkıntısı çekilmiyor."
"Harcayacak reáliniz varsa satın almanız bile mümkün. Fakat çalıştığı sürece nereden geldiği hiç önemli değil."
"Bundan şüpheliyim. DynaWave'imin sesini iyice açınca Ulusal Konser Salonu'nun ön sıralarındaymışım gibi hissediyorum."
"İstediğiniz kadar alay edin, dedektif. İstediğiniz radyoyu getirin; hiçbiri benim sistemimin yanına bile yaklaşamaz."
"Bu arada ben de diğer malzemeleri toplayayım. Hallettiğiniz zaman burada buluşuruz."
"Tabii ama onu oradan çıkarmak ciddi bir teknik ustalık gerektirir. Açıkçası uğraşmaya değmez. Normal bir radyo bulun."
"Rehm Prefect'ini kullanamaz mıyız?"
"Kesinlikle hayır. Rehm Prefect benim ekmek teknem. Bir şey ters giderse felaketim olur."
"Sizin keyfiniz beni ilgilendirmiyor. Ben sadece teknik bakış açısından mümkün olan ve olmayanları söylemek üzere buradayım."
"Pekâlâ. Doğruca konuya girelim o zaman." Başıyla onaylıyor, soğuk pratik yaklaşımını takdir ediyor.
"Özür dilemek istiyorsanız sizin meseleniz. Ben sadece teknik bakış açısından mümkün olan ve olmayanları söylemek üzere buradayım."
Gözlerinle kaldırım taşlarını batıya kadar takip ediyorsun. Bir bank ve birkaç eğri büğrü, bakımsız ağaç görüyorsun. Ardında alabildiğine su...
Bu konuda kalıplaşmış fikirlere takıldın kaldın. Anten paradigmasını baştan aşağı değiştirmenin zamanı geldi.