Defter elinde titriyor. Sallandıkça sayfalar hışırdıyor. Acınası şey nedense bir anda senden korktu.
Konuşma · ZARAR GÖRMÜŞ DEFTER
Konuşmacılar · 29
- ZARAR GÖRMÜŞ DEFTER
SEN
GÖRSEL ANALİZ
ACI EŞİĞİ
EL YATKINLIĞI
KIM KITSURAGI
İÇİMDEKİ DENİZ- KORKUNÇ KRAVAT
KAVRAMLAŞTIRMA
EMPATİ
MANTIK
İLKEL İÇGÜDÜ
POLİS RUHU
MANİPÜLASYON
OYUNCULUK
ELEKTROKİMYA
DAYANIKLILIK
TEPKİ HIZI
ALGI (KOKU)
SOĞUKKANLILIK
EL‑GÖZ KOORDİNASYONU
İRADE
ŞEHRİN FISILTISI
OTORİTE- ÖĞRETİCİ
RETORİK
ALGI (GÖRÜŞ)
KAS GÜCÜ
ALGI (İŞİTME)
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Geliştirdiğin sistemi kullanarak bir dosyayı toparlamak yaklaşık yarım saat sürüyor. Hangisine bakmak istiyorsun?
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 7
Önceki replikler · 1
NARGİLE SALONUNDAKİ... Dın-dın-dın! CİNAYET! Bu vaka aslında Joseph Mills adında bir memura atanmıştı, memur artık sağ değil. Ölüm sebebi de NARGİLE SALONUNDAKİ CİNAYET ile tamamen bağlantısız.
Yanıtlar · 2
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 2
- O ve partneri J. M. (sadece baş harfleri var) bir gece çağrı yanıtlarken bir grup Villalobos çete üyesi tarafından dövülerek öldürülmüş. Üzücü bir hikâye ve senin vaka dosyalarında ayrıntılı bir şey yazmıyor. Oyalanmayı bırak ve NARGİLE SALONUNDAKİ CİNAYET'e dön.
- NARGİLE SALONUNDAKİ... Dın-dın-dın! CİNAYET! Bu vaka aslında Joseph Mills adında bir memura atanmıştı, memur artık sağ değil. Ölüm sebebi de NARGİLE SALONUNDAKİ CİNAYET ile tamamen bağlantısız.
Joseph Mills bu vakayla ilgileniyordu ancak çözemedi. Tek başına bakıyordu, çok çetin ceviz olduğunu söylemişti. Kafayı fazla zorluyormuş. Aşağı yukarı bir ay kadar ilgilendikten sonra başkomiseri sabırsızlandı. Çözemeyeceksen boşa ıkınma Mills.
Önceki replikler · 1
Mills yine de ıkındı. Birkaç hafta daha uğraştı, beynini zorladı, ne kadar saçma olursa olsun tüm teorilere baktı ama yine de NARGİLE SALONUNDAKİ CİNAYET'i çözemedi. Zor bir vaka diyordu, ona gelmiş en zor vaka olduğunu söylüyordu.
Önceki replikler · 2
- Hayır, berbattı. Espri anlayışı da çok kötüydü. Duyduğun en kötü şakaları yapardı. Resmen kulağa tecavüzdü. Yine de bu vakanın üstüne aylar harcamıştı. SON VAKA diyordu. ÇÖZÜLEMEZ diyordu. Katilin SIRRA KADEM BASTIĞINI söylüyordu. Nargile salonundan başka bir şey konuşmaz olmuştu.
- Mills yine de ıkındı. Birkaç hafta daha uğraştı, beynini zorladı, ne kadar saçma olursa olsun tüm teorilere baktı ama yine de NARGİLE SALONUNDAKİ CİNAYET'i çözemedi. Zor bir vaka diyordu, ona gelmiş en zor vaka olduğunu söylüyordu.
Mills sonuca varamadığından vaka sana geldi. Vakaya baktın. Olay şu: Genç bir adam bir nargile salonunda ölü bulunuyor. Hani şu bütün gün sakız aromalı buhar çektiğin mekânlardan.
Yanıtlar · 3
Önceki replikler · 1
Evet. Neyse... 20'lerinde genç bir adam nargile salonunun zemininde kafatası yarılmış şekilde bulunuyor. Hem de günün ortasında. Başka kimse yok. O gün orada olan tek müşteri. Sağlığı da gayet yerinde, bir tür film yapımcısı.
Önceki replikler · 1
Giren de çıkan da kimse yok. Her zamanki gibi sabahtan beri karpuzlu nargilesini içiyor. Mekânın müdavimi. Telefon açan da yok. 15.45'e kadar sadece nargilesini içiyor. Sonra bir anda bam! Yerde kafatası yarılmış şekilde yatıyor, her yerde kan... Ne oldu? Nasıl olabilir?
Önceki replikler · 2
- Evet, gereksiz. Neyse... 20'lerinde genç bir adam nargile salonunun zemininde kafatası yarılmış şekilde bulunuyor. Hem de günün ortasında. Başka kimse yok. O gün orada olan tek müşteri. Sağlığı da gayet yerinde, bir tür film yapımcısı.
- Evet. Neyse... 20'lerinde genç bir adam nargile salonunun zemininde kafatası yarılmış şekilde bulunuyor. Hem de günün ortasında. Başka kimse yok. O gün orada olan tek müşteri. Sağlığı da gayet yerinde, bir tür film yapımcısı.
Mills'in hiçbir fikri yok. Görünmez bir suikastçı, kötü giden bir film anlaşması ya da kasadaki kızdır belki. Hiçbiri uymuyor. Garip... Bir anda ölmüş. Salona gidiyorsun. Masanın etrafındaki minderleri görüyorsun. Masa alçak, ağır, kenarı da sivri...
Görüyor musun? Çözmeden okuyamıyorsun bile. Evet, aynen öyle olmuş. Nargile cidden bir işe yarıyor: Beyninin oksijen kaynağını kesiyor. Tuvalete gitmek için kalkana kadar da fark etmiyorsun.
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Nargile içiyormuş, duymadın mı? Bilmiyorum, belki bir film senaryosu bulmaya falan çalışıyordu. Neyse, NARGİLE SALONUNDAKİ CİNAYET'ten bu kadar. Joseph Mills iyi bir dedektif değildi ve dosyayı toparlamaya çalışırken yaklaşık 30 dakika geçti. Sırada ne var?
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 2
Önceki replikler · 1
Evet, gereksiz. Neyse... 20'lerinde genç bir adam nargile salonunun zemininde kafatası yarılmış şekilde bulunuyor. Hem de günün ortasında. Başka kimse yok. O gün orada olan tek müşteri. Sağlığı da gayet yerinde, bir tür film yapımcısı.
Önceki replikler · 1
Hayır, berbattı. Espri anlayışı da çok kötüydü. Duyduğun en kötü şakaları yapardı. Resmen kulağa tecavüzdü. Yine de bu vakanın üstüne aylar harcamıştı. SON VAKA diyordu. ÇÖZÜLEMEZ diyordu. Katilin SIRRA KADEM BASTIĞINI söylüyordu. Nargile salonundan başka bir şey konuşmaz olmuştu.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
O ve partneri J. M. (sadece baş harfleri var) bir gece çağrı yanıtlarken bir grup Villalobos çete üyesi tarafından dövülerek öldürülmüş. Üzücü bir hikâye ve senin vaka dosyalarında ayrıntılı bir şey yazmıyor. Oyalanmayı bırak ve NARGİLE SALONUNDAKİ CİNAYET'e dön.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Bu seferki kötü. Jamrock Merkez'de, 41. Polis Karakolu'ndan çok da uzak olmayan bir yerde, içerisinde 200 kişi yaşayan sekiz katlı bir apartman var. Aylardan ocak, kışın ortası. Kar yağıyor. Biri karısını dövüyor. Saat yarım.
Önceki replikler · 1
Bir şikâyet geliyor. Başka kimse yok. Sen gidiyorsun. Dayak sekizinci katta, asansörle çıkıyorsun. Bina çatırdayıp duruyor. Hava buz gibi. Yıpranmış eski bir bina... Her yerde beton paneller ve sıçanlar var.
Dairenin içi de güzel sayılmaz. Sen varana kadar adam gitmiş bile. Karısının dudağı yarılmış, suratı şişmiş. Gözleri kapalı. Ondan ayrılamıyor, ekonomik olarak bağımlı. Bu güzel evde güzel hayatının tadını çıkarıyor.
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Evet, polisler bunu yapar. İşerken duvarda büyük bir çatlak görüyorsun, binanın dış duvarında. Soğuk havanın içeri girdiğini hissedebiliyorsun. Asansörle aşağı iniyor ve yukarı bakıyorsun. Binanın dış duvarında boylu boyunca büyük bir çatlak var.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Eğiklik, yük taşıyan sütundan azami sapma noktasını aşmış. Yani bina düşüyor, ne olursa olsun düşecek.
Önceki replikler · 1
Doğru. Polis okulunda bununla ilgili eğitim almıştın. Şehir işleyebilsin diye herkesin sivil bir uzmanlık alanı seçmesi gerekiyordu: yangın güvenliği, ilk yardım eğitimi gibi... Sen bina güvenliği mevzuatı dersini almıştın. Bu dersten bir şey öğrendiysen bu bina çökecek.
Belki bu gece değil. Belki yarın bile, hatta sonraki gün bile değil ama çökecek. Sayılı günü kalmış. Çökmemesi fiziksel olarak mümkün değil. Peki içindeki 200 kişiye ne olacak? Onlar da binayla birlikte çökecek. Dudağı yarılmış kadın, karısını döven koca, yan odadaki çocukları...
Koridordaki sarhoş; yukarı çıkarken asansörde gördüğün kız; merdivende gülen, sigara içen gençler; yan dairedeki, polise haber veren çift... Hepsi ölecek.
İyi de dışarısı buz gibi. Revachol'da yerel yönetim de yok. Bu insanların kalabileceği bir yer yok. 200 kişi birkaç günlüğüne teyzelerine gidemez. Daha da önemlisi, binanın çökmekte olduğunu söyleyecek kimse yok. Senden başka yetkili yok.
Yanıtlar · 3
Kafandan kötü, cidden kötü düşünceler geçiyor. Sen de... partnerini arıyorsun. JV (yalnızca baş harfleri var) uyanık. Hemen geliyor. Bina güvenliği eğitimi almadı ama sana inanıyor. Beş memur daha getiriyor. Birlikte tüm kapıları çalıyor ve durumu anlatıyorsunuz.
Yük taşıyan sütun, maksimum sapma... Hepsini anlatıyorsunuz. Bazıları size inanıyor, çoğuysa inanmıyor. Bazılarını zorla çıkarmanız gerekiyor. Hatta bazıları size silah bile çekiyor. Tüm binayı boşaltmanız 20 saat sürüyor. 200 kişi dışarıda, soğukta kalıyor. Çocuklar ağlıyor.
Başkomiserin, onları 10 km güneyde yarı yanmış bir binaya yerleştiriyor. Çatısı yok ve küflü ama... Ölmekten iyidir.
Yanıtlar · 1
Sonra, bina çökmüyor. Hâlâ da çökmedi. 52 gün önceydi AMA ANA FİKİR BU DEĞİL. Ana fikir, binanın çökecek olması.
Yanıtlar · 4
Önceki replikler · 1
Nihayetinde kimse bilmiyor. Hesaplamalar çökmesi gerektiğini gösteriyor ancak gözler de çökmediğini görüyor. Sanki bir tür kötü ruh, binayı bir tuzağın pençesi gibi bir arada tutuyor. İnsanları teker teker geri çağırıyor. Şimdiden dönmeye başladılar. En az kırkı yine o binada yaşıyor.
Şu anki rakam bu. Geri dönmelerini de önleyemezsin çünkü hepsi senden nefret ediyor, iğreniyor. Onları evlerinden ettiğini düşünüyorlar. Her gün senden daha fazla nefret ediyorlar ve her gün daha fazlası geri dönüyor.
Aynen öyle. Bu notlar gayet net. Bunu belgelendirme konusunda hiçbir şeyi eksik bırakmamışsın. Peki... Şimdi hangisini okumak istersin? (Çünkü ÇÖKEN BİNA konusunda yapabileceğin hiçbir şey yok.)