Hepimiz istedik. Mesque ve Occident toprakları, hatta çok uzaklardaki Supramundi... Dönemin 40 Mundi'li ulusundan 21 tanesi, abidelik sistemini derhâl kabul etti. Taç giyme töreninden bile önce.
Zekâ
Düşünce etkilerinden önce; başka diyalog koşulları geçerli olabilir.
692 · Beceri replikleri
Hepimiz istedik. Mesque ve Occident toprakları, hatta çok uzaklardaki Supramundi... Dönemin 40 Mundi'li ulusundan 21 tanesi, abidelik sistemini derhâl kabul etti. Taç giyme töreninden bile önce.
Ah, evet... İnsanlığın genç annesi gibi görünüyordu, mükemmel bir anneydi. Rencide edici derecede güzeldi. Sanki yüzü, omuzları ve elleri yumuşacık kuş tüyleriyle kaplıydı. Bunu iyi biliyorsun. Çok iyi biliyorsun.
Biliyorsun bile. Sıklıkla gelmiş geçmiş en büyük insan olarak görülse de Dolores Dei'in tekinsiz bir tarafı vardı. Etrafında sürekli Nişangârlar olurdu...
Görgü tanıkları, etrafı hâlihazırda güneş ışığıyla çevriliyken, altın rengi tellerin elbisesinin altından görülebilecek şekilde parladığını söylüyordu.
Kalabalığın çok uzakta kaldığı boşaltılmış bir meydandaydı, inci beyazı bir elbise giymişti. Abidelik sisteminin gizli servis adamları olan Nişangâr ekibi, suikast girişiminde bulunulmasından endişeleniyordu.
Abideler arasında sosyal hayattan en kopuk ve farkındalığı en az olanıydı. Bazı modern düşünürler, Mesque devletine karşı yürüttüğü kampanyalar nedeniyle onu savaş suçlusu kabul eder. Bir de zorunlu göç programları vardı...
Bu bir gizem. Kendine acıma ve pişmanlıkla bezeli bir gizem. Zihninin bilmediği bir sebeple, onun zarif gözlerine bakmak sana boğulmaya hazır olduğun hissini veriyor...
Fakat... cehennem değildi o. Tam tersiydi, cennet rüzgârıydı, erkeklerin kalp kapakçıklarını uçuran...
Kendine verdiğin zarara rağmen, bu isim hipokampusuna yerleşmiş. Abide Hazretleri Dolores Dei bu. Hümanizmin, enternasyonalizmin ve refah devletinin abidesi. Belki de gelmiş geçmiş en ünlü insan.
Aramızda dolaşan, yüzlerce, hatta binlerce yıl boyunca bocalamalarımızı izleyen ve günün birinde tarihin gidişatına müdahale etmeye karar veren bir şey. Adamın abideye "Bizim bunu kendimiz bulmamız gerekiyordu!" diye bağırdığı söyleniyor...
Bu insani olmayan vasıfları başka birçok kişi tarafından da gözlemlenmiş. Parlayan akciğerler gibi şeyler. Bu genellikle kitle histerisi ve dinî psikoloji ile ilişkilendiriliyor.
Bir bakıma. Abide, Kurucu Parti tarafından seçilir. Tarih boyunca bu sadece altı kez gerçekleşti. Reál Bölgesi'nin hukuk sistemi baştan aşağı çağımıza rast gelmesi hâlinde abideliğin işleyebileceği şekilde kuruldu.
Peki. Abideliği ilan edildiğinde ve yıllardır danışmanlığını yaptığı kraliçe onun önünde diz çöktüğünde öylesine duygu doldu ki akciğerleri göğsünde parlamaya başladı...
Soylu kocası hakkında çok az bilgi var. Âdeta görevini tamamladıktan, yani Dolores Dei'i meclise tanıttıktan sonra tarihten silinmiş. Sonuç olarak evet, insanların nadiren bahsettikleri ama kadını düşündüklerinde hissettikleri yapayalnız, paranoyakça, hatta korkutucu bir şey var.
Birçok şey. Meclis mensubu bir kadındı, nüfuzlu bir soylunun eşiydi ve Suresne (günümüzde Sur‑la‑Clef) Kraliçesi Kâşif Irene'in başdanışmanıydı. Ayrıca, olağanüstü güzellikteydi.
Satranca bayılırdı, evet ama askerî savaş oyunlarına da bayılırdı. Dolores Dei bu gibi ikonalarda sık sık iki parmağının arasında ufacık bir asker figürü tutarken tasvir edilir. Ayrıca sarı saçlıydı, görüp görebileceğin en sarışın kadındı, yeşil gözleri Pisantik mare interregnum rengindeydi...
İlk keşif gezisinden dönüldükten iki yıl sonra taç giydi. Tarihteki en büyük çağ olarak kabul edilen Dolores Dönemi başlamış oldu.