Konuşma · VİTRAY CAM
Konuşmacılar · 20
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Evet, parlayan akciğerler cidden manyakça." Kilisenin gerisinden bir ses geliyor. "Camı tahtalarla kapatalım. Sinüs dalgalarımız bozulmasın, değil mi?"
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Evet. Parlayan akciğerler oldukça sıra dışı. O bir seferin ardından bir daha hiç parladıkları görülmemiş." Temizlemek üzere gözlüğünü çıkarıyor.
Önceki replikler · 1
"Aslında bu kilise, kıyı... Oyalanmamalıyız. Ne yapmaya geldiyseniz tamamlayın da işimize devam edelim. Dalıp gitmek için iyi bir yer değil burası."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Aynen." Kilisenin gerisinden bir ses geliyor. "İnsan değildi. Eleştirel bir zihnin var, polis bey. Hişt, Andre. Camı tahtalarla kapatalım. Kimse dans ederken öyle korkutucu şeyler istemez."
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Bu kilisede, genel olarak kıyıda oyalanmamalıyız. Dalıp gitmek için iyi bir yer değil burası. İşimizi sonuçlandırıp devam etmeliyiz."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Iıı..." Andre ne diyeceğini bilemiyor. "Hava soğuk abi, o cama asırlardır bakıyorsun. Dans et, biraz ısın!"
Önceki replikler · 1
"Aynen." Kilisenin gerisinden bir ses geliyor. "İnsan değildi. Eleştirel bir zihnin var, polis bey. Andre, hatta camı tahtalarla kapatalım. Kimse dans ederken öyle korkutucu şeyler istemez."
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Bilemiyorum..." Temizlemek üzere gözlüğünü çıkarıyor. "Farklı bir devirdi. Farklı bir savaştı."
Önceki replikler · 1
"Her neyse. Bu kilisede, genel olarak kıyıda oyalanmamalıyız. Dalıp gitmek için iyi bir yer değil burası. İşimizi sonuçlandırıp devam etmeliyiz."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Süper, abi! Evet, kadını disko ışıklarıyla aydınlatalım. Anodik müzik kulübünde böyle... kutsal şeyler görenler aklını yitirecek."
Önceki replikler · 1
"Dedim sana, Andre." Kilisenin gerisinden bir ses geliyor. "İnsanlar dans ederken o kadını görmek istemez. Sağlıklı olmaz. Ayrıca üzerine disko ışıkları falan da koymuyoruz. Daha beter olur."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Öyle. Muazzam bir kutsal figür. Fakat biz burada ne yapıyoruz bilmem..." Temizlemek üzere gözlüğünü çıkarıyor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Bu kilisede yani. Genel olarak kıyıda... Oyalanmamalıyız. Dalıp gitmek için iyi bir yer değil burası."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Abi, orada epeydir duruyorsun... Yarım saat oldu!" Kirpi saçlı genç, kilisenin soğuğunda öte taraftan sesleniyor.
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Sıklıkla gelmiş geçmiş en büyük insan olarak görülse de Dolores Dei'in tekinsiz bir tarafı vardı. Etrafında sürekli Nişangârlar olurdu...
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Bu bir gizem. Kendine acıma ve pişmanlıkla bezeli bir gizem. Zihninin bilmediği bir sebeple, onun zarif gözlerine bakmak sana boğulmaya hazır olduğun hissini veriyor...
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yüreğin biliyor. Fakat henüz söylemek istemiyor. Bunlar şimdilik bilinmez olarak kalsın.
Tek bildiğin: Bu, insanlığın genç annesi ve sen de gitmelisin. Başka bir şey yap! Üzgün, endişeyle solmuş bakışından kaç.
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 2
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 2
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Dolores Dei..." Fısıltıyla konuşuyor. "Yaşlı kadın haklıymış. Burası, Martinaise'deki Dolores İnsaniyet Kilisesi. Bazı kaynaklara göre de Küçük Ahşap Kilise."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Dolores Dei..." Fısıltıyla konuşuyor. "Burası, Martinaise'deki Dolores İnsaniyet Kilisesi galiba. Bazı kaynaklara göre de Küçük Ahşap Kilise."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
İşte hâlâ orada duruyor. Beyaz, gümüş ve kayısı renkler içinde insanlığın genç annesi. Gövdesi boyunca uzanan bir çatlak var. İnanılmaz derecede uzun boylu, oval suratlı ve üzgün. Karanlık ve parıltılı bir majeste.
Önceki replikler · 1
Kollarının ortasında parıldayan akciğerleri, uçuşan elbisesinin altından net bir şekilde görülebiliyor. Diz çökmelisin.
Yanıtlar · 3
- Hayır.Hatırlanan · 1
- Diz çök.Hatırlanan · 1
- Git başımdan, kadın. (Bitir.)Hatırlanan · 1
Camdaki çatlaklardan soğuk rüzgâr sızıyor. Ayaklarının altındaki zemin döşemelerini kar kaplamış. Yukarıda, kadının rengârenk gözlerini üzerinde hissediyorsun. Seni inceliyor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 2
Önceki replikler · 1
Bu acı düşünce zihninden geçtiği sırada teğmen de iki omzu arasında X şeklinde bir istavroz çıkarıyor. Üç parmağıyla.
Yanıtlar · 2
Önceki replikler · 1
Doğru karar. O bizi bokun içinde bıraktı, ona günahımız bile verilmez. Sadece camın kayısı renkli ışığında durulur, gizlice diş sıkılır. Kadın, camdaki çatlakla ikiye bölünen o mesafeli tebessümünü hâlâ koruyor, istifini bozmuyor.
Önceki replikler · 1
Beter olsun. Umursadığı tek şey hükümdarlık küresi, ipek elbiseleri ve havalimanına yetişebilmek. Gitmek için!
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 2
- Doğru karar. O bizi bokun içinde bıraktı, ona günahımız bile verilmez. Sadece camın kayısı renkli ışığında durulur, gizlice diş sıkılır. Kadın, camdaki çatlakla ikiye bölünen o mesafeli tebessümünü hâlâ koruyor, istifini bozmuyor.
- Parmak uçların dört kez göğsüne dokunuyor. Bittiğinde, hâlâ camın kayısı renkli ışığında duruyorsun. Kadın, camdaki çatlakla ikiye bölünen o mesafeli tebessümünü hâlâ koruyor, istifini bozmuyor.
Yanıtlar · 1
Parmak uçların dört kez göğsüne dokunuyor. Bittiğinde, hâlâ camın kayısı renkli ışığında duruyorsun. Kadın, camdaki çatlakla ikiye bölünen o mesafeli tebessümünü hâlâ koruyor, istifini bozmuyor.
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Bu acı düşünce zihninden geçtiği sırada camın kayısı renkli ışığında duruyorsun. Kadın, camdaki çatlakla bölünen o mesafeli tebessümünü hâlâ koruyor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Kadın, diz çöken sana bakıyor. Müritlerinin arasında göğe doğru uzanıyor. Mimarlar, nedimler, havariler... Dudaklarında hüzünlü bir gülümseme var; yeşil mavi gözlerindeyse... Merhamet? Pişmanlık?
Alternatif replikler · 2
Kadın, diz çöken sana bakıyor. Müritlerinin arasında göğe doğru uzanıyor. Mimarlar, nedimler, havariler... Dudaklarında hüzünlü bir gülümseme var; yeşil mavi gözlerindeyse... Merhamet? Pişmanlık?
Kadın, orada duran sana bakıyor. Müritlerinin arasında göğe doğru uzanıyor. Mimarlar, nedimler, havariler... Dudaklarında hüzünlü bir gülümseme var; yeşil mavi gözlerindeyse... Merhamet? Pişmanlık?
Önceki replikler · 3
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Hayır, sen kadının umurunda değilsin. Umursadığı tek şey parlak hükümdarlık küresi, ipek elbiseleri ve havalimanına yetişebilmek. Gitmek için!
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 4
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Bu tatlı kelime zihninden geçerken teğmen de iki omzu arasında X şeklinde bir istavroz çıkarıyor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 4
- Bu muhteşem ve çaresiz düşünce zihninden geçtiği sırada teğmen de iki omzu arasında X şeklinde bir istavroz çıkarıyor.
- Bu faydasız kelime zihninden geçtiği sırada teğmen de iki omzu arasında X şeklinde bir istavroz çıkarıyor.
- Bu korkunç kelime zihninden geçtiği sırada teğmen de iki omzu arasında X şeklinde bir istavroz çıkarıyor.
- Bu tatlı kelime zihninden geçerken teğmen de iki omzu arasında X şeklinde bir istavroz çıkarıyor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Parmak uçların, dört kez göğsüne dokunuyor. Sonra diz çöktüğün yerden, camdaki kayısı renkli ışığa doğru kalkıyorsun. Yukarıda kadın, camdaki çatlakla bölünen o mesafeli tebessümünü hâlâ koruyor.