Alternatif replikler · 2
"Beni öldürürsen üvey kardeşini kimin öldürdüğünü asla öğrenemezsin. Bunu senden gizliyordum."
"Beni öldürürsen kardeşini kimin öldürdüğünü asla öğrenemezsin. Bunu senden gizliyordum."
"Beni öldürürsen üvey kardeşini kimin öldürdüğünü asla öğrenemezsin. Bunu senden gizliyordum."
"Beni öldürürsen kardeşini kimin öldürdüğünü asla öğrenemezsin. Bunu senden gizliyordum."
Parçalanan camın şangırtısı ve ateşin korkunç gürlemesi oksijeni çekiyor, bomba paralı askeri göğsünden vuruyor, geriye doğru sendelerken alevler onu yutuyor.
Cayır cayır yanan alevin içinde kravatını görüyorsun, adamın boynuna dolanıyor. Artık korkunç değil, güzel ve saf.
Günlerden bir gün, mutsuz bir adam bir giyim mağazasına girdi. Gerçekten üzgün görünüyordu. Yıllardır eğlenmiyormuş gibiydi. Birinin ona tekrar rock and roll yolunu göstermesi gerekiyordu.
Joopson AS katalog no. J327 kravat askısında parladı, dikkatini çekmeye çalışıyordu. Mutsuz adam kravatı alıp taktı. Aynada kendine baktı. Gülümsemedi.
O andan itibaren beraber yürüdük. Kıyafetlerinin geri kalanı o zamanlar hâlâ normaldi. Ama o meseleyi de çabucak çözdük.
Normal polis memuru kıyafetleri %98,7 saflıkta, kolay tutuşan polyesterden yapılma, çok desenli bir disko kravatıyla gitmiyordu.
Gerçek anlamda mı? Pek eğlenmedik. Bir adama yardım etmek için çok desenli bir kravatın yapabileceği her şeyi yaptım. Yani, sana bütün eğlenceli şeyleri yaptırmaya çalıştım:
Bira içmek, şarap içmek, elma şarabı içmek, gençlerin olduğu partilere gidip bira ve elma şarabı içmek; bir de uyuşturucu kullanmak, uyuyakalmayasın diye... Biraz eğlendin. Ama seni iyileştirecek kadar değil.
Öteki tarafta görüşürüz... Kravat kızgın ısının içinde ufalanıyor, son kalan korları patırtı ve çatırtıyla kaybolurken şöyle diyor:
Sağında katil tüfeğini kaldırıyor ve sana nişan alıyor. Hareketleri sağlam ama tüfeğin uzun namlusu yavaşça sallanıyor...
Porselen adam tüfeğini kaldırıp sana nişan alıyor. Elleri sağlam ve tüfeğin uzun namlusu yavaşça sallanıyor...
Bu adam mı? Eh, suratı bir korku çığlığıyla karpuz gibi yarılmış. Bir ayin dansı yapıyormuş gibi görünüyor... Yanıyor olmanı gerektiren bir dans!
Evet, vücudu çok rahatsız edici bir şekilde eğiliyor, bu durumu nazikçe anlatmanın bir yolu yok. Sen kafanın içinde kravatınla konuşurken bu adam korkunç, acılı bir şekilde ölüyor.
Kardeşinin yanında huzur bulsun.
Üvey kardeşinin yanında huzur bulsun.
Hayır. Kalan iki paralı asker tarafından mermi yağmuruna tutulacaksın, yani hayır. Sonsuza kadar değil.
İkiniz de kırdınız, biraderim, kalbinin derinliklerinde biliyorsun ki ikiniz de kırdınız.
Bu mesafeden bile mavi sıvının içinde duran çirkin kravatı görebiliyorsun. Aşırı derece endişeli görünüyor.
Vay anasını, epey uzağa fırlattın, harika atış. Ne yazık ki amaç, oldukça kısa bir mesafeye fırlatmaktı ve şimdi herkes ölecek.
Dilersin tabii... Yanan şişe toprağa doğru son bir ışık parıltısıyla uçuyor. Binlerce parçaya ayrılıyor.
Vurman gereken adam omzunun üstünden bakıyor, nereye gittiğini görmeye çalışıyor. Göremiyor bile! İşte O KADAR ISKALADIN.
Bittik. Şimdi yere düşüp yanıp kül olacağım. Bu avludaki insanları çoğu ölecek, belki hepsi. Muhtemelen sen de öleceksin. Bu TAM BİR FACİA.
Hayır, facia değil. Bunu kendi hikâyenin içine yedir. Onun harabelerinden yürüyerek çık. Hâlâ kurtarılabilecek olanları kurtar, ben senin yanındayım.
Teğmen de. Arkandaki adamlar da öyle, silahlarını çekiyorlar... Yaşayabilirsin. Bundan kurtulabilirsin.
Çirkin bir kravat almış mutsuz bir ayyaştın, kimin umurunda! Herkes ölecek çünkü senin planın başarısız oldu. Bundan nasıl kurtulacağına dair en ufak bir fikrim yok. En ufak.