OTORİTE
- konuşma
- 174
- Yerler
- 10
Açıklama
LİDERLER, PSİKOLOJİK HARP UZMANLARI VE SAYGI BAĞIMLILARI İÇİN İDEAL.
Otorite, hâkimiyetini çevrendekilere tekrar tekrar kabul ettirmeye teşvik eder. Otorite sayesinde haydutlar arasındaki güç dinamiklerini anlar, bir faili ne kadar zorlayabileceğini ve farklı durumları nasıl kontrol altına alacağını bilirsin.
Yüksek seviyelere çıkmış bir Otorite saygı görmeni ister; biraz küçümsendiğini hissettiğin anda ateş püskürmeye başlayabilirsin. Ancak Otorite düşük seviyelerdeyken utandırıcı durumların içinden bir türlü çıkamazsın; mesela bağırdığın ergenlerin sana gülmesi sende ağır bir psikolojik çöküntü yaratabilir.
Nerede
10Görevler
125- Sidik yarışı
- Kandırılmadan önce mermiyi bul
- Pétanque oyuncusuna mayıs çanlarını sor
- René'ye fotoğrafı sor
- Zırhlı eldivenleri bul
- Organize ol
- Biraz la responsabilité yüklen
- Varlıklı bir adama dönüş
- Garte'la konuş, aşk dedektifi
- Zırhın geri kalanı nerede?
- Tuzakları incele
- Kim'le birlikte cesedin yanına dön
- Önceki lidere ne oldu?
- Insulinde fazmitini bul
- Cesedi indir
- Mavi yakalı kocayı bul
- Trafik Gizemi
- Karakolun revirine ulaş
Diyaloglar
174- "Bir polis memuru görmek beni hep memnun eder!"
- Sadece ölü ve ölmekte olan çekirgeler ve çevredeki sazların sakince salınışı var.
- Tuzak ölmüş veya ölmekte olan çekirgelerle dolu. Çoğu artık hareket etmiyor. Hâlâ hiçbir…
- Tuzak çekirgelerle dolu ancak zayıf ve sağlıksız görünüyorlar. Birkaç tanesi ters dönmüş…
- "Kardeşimizi asıp sonra da konuşarak kurtulabileceğini mi sandın?" Gözleri parlıyor.
- Eski heykelin çevresindeki iskele indirilmiş. Yerini yatırımının meyveleri almış. Çok…
- "Sana söyleyecek hiçbir şeyim yok. Yıkıl karşımdan."
- Yaşlı alkolik hâlâ burada, nefes alıyor... Oda havasız.
- "Efsane geri döndü. Ne sattığımı biliyorsun, efso abicim. Sigarayı tüttür, birayla…
- "Merhaba! Çok güzel bir sabah, değil mi?" Gülümseyerek başıyla sana selam veriyor.
- Makinenin klavyesinde hâlâ ışık yanıyor, yeşilimsi renkte OYNAT ve YAZDIR tuşları…
- Sarı plastik bir kubbenin altında metal bir ankesörlü telefon var. Ahizeye baktıkça…
- "Selam moruk. İçeride kahve var... Şey, demek istediğim, Anne'nin sevgisi var."
- "Evet, ne var?" Klavyeden kafasını kaldırmıyor.
- Kadın durgun bir şekilde dalgalara bakıyor. Ani bir rüzgâr siyah saçını sert bir şekilde…
- "Ha... Affedersiniz, memur bey... Ne istiyorsunuz?"
- Beyazlı mavili polis otomobiline yağmur damlaları düşüyor.
- "Merhaba Sylvie, yine polis."