OYUNCULUK
- konuşma
- 161
- Yerler
- 11
Açıklama
GİZLİ GÖREVDEKİ POLİSLER, SAHNE OYUNCULARI VE PSİKOPATLAR İÇİN İDEAL.
Oyunculuk, seni dünyayı bir sahne gibi görmeye ve bu sahnede bir performans sergilemeye iter. Oyunculuk sayesinde yalan söyleyebilir, ayrıntılı ve harika hikâyeler uydurabilir, hünerli karakterlere bürünebilir ve aldatıcı oyunlar sahneleyebilirsin! Ayrıca oyunculuk özentileri ve onların sahte davranışları da gözünden kaçmaz; yalanlarını anında yakalarsın.
Yüksek seviyelere çıkmış bir Oyunculuk, seni histerik duygulara ve paranoya krizlerine yatkın, katlanılmaz bir oyuncuya dönüştürebilir çünkü dünyanın bir tiyatro sahnesinden ibaret olduğunun farkına varınca gerçeklerin hiçbir işe yaramadığını da bilirsin. Ancak Oyunculuk düşük seviyelerdeyken yalan söyleyemez ve sana söylenen yalanların farkına varamazsın. Bunu yapamayan bir polisin ömrü pek uzun olmaz.
Nerede
11Görevler
117- İskeledeki ceset
- Dönüş
- Bahçıvana neden mart ayında bahçıvanlık yaptığını sor
- Fedaileri sorgula
- Lanetli pansiyon?
- Zar Ustası'na lanetin kaynağını anlat
- Plaisance'a lanetin kaynağını anlat
- Bahtı Kara Budala'nın ceketini bul
- Bir zırh parçası bul
- Tüm zırh parçalarını bul
- Fazmiti incele
- Kasetle ilgili olarak Klaasje'yi sorgula
- Filigranları oku
- Kurbanı buzdolabına koy
- Kriptozoolog Morell'i bul
- Bir "kilo"yu Cuno'yla paylaş
- Soona'nın projesine yardım et
- Van Eyck'in müziğini daha da sertleştir
Diyaloglar
161- "Selam moruk. İçeride kahve var... Şey, demek istediğim, Anne'nin sevgisi var."
- "Evet, ne var?" Klavyeden kafasını kaldırmıyor.
- Raf, Vesper'li sözde cesur dedektif Dick Mullen'ı konu alan suç romanlarıyla ağzına kadar…
- Biraderim, vakit geldi!
- "Ha... Affedersiniz, memur bey... Ne istiyorsunuz?"
- Beyazlı mavili polis otomobiline yağmur damlaları düşüyor.
- "Merhaba Sylvie, yine polis."
- "Cuno artık umursuyor."
- "Bay Du Bois! Her işçi kendi başının çaresine bakar, değil mi?" Kocaman muzip bir…
- "Yine kar yağdığına inanamıyorum..." El arabasının yanında dinlenen genç kadın iç…
- Çöpte bulduğun defter. Mandalın zar zor tuttuğu kâğıtlar altlıktan sallanıyor... Pisuvar…
- Fenerinin ışığı antik mağara resmine benzeyen karalamalar, çizimler ve şemalarla dolu…
- "Edimsel deneyim bitti demek. Güzel. Nasıl yardımcı olabilirim?"
- Fotoğrafa uzanıyor. Alıp elinde tutuyor...
- "Ya," deyip 'yani?' dercesine kaşını kaldırıyor.
- "Bu... gerçeklik mi?" Kapüşonunu çekip boynuna yaklaştırıyor.
- "Size söyleyecek lafım yok. Neden vaktinizi harcıyorsunuz?" Kollarını kavuşturuyor.
- "Polisyankâr geri gelmiş..." Sırıtıyor. "Ne istiyorsun?"