Diyaloglar
38- Rengârenk kutu oyunlarından oluşan küçük bir dağ. Her yaşa uygun çeşitli oyunlar var…
- Tanınmış kişilerin biyografileriyle dolu raflar, her kimlerse artık.
- Çöpte bulduğun defter. Mandalın zar zor tuttuğu kâğıtlar altlıktan sallanıyor... Pisuvar…
- Kolların ileri doğru uzanıyor ve gözlerin kapanıyor, sanki kendi iradeleri varmış gibi…
- İçeride bir kumanda kolu takımı, bir telsiz mikrofonu, bir alet çekmecesi ve yakıt ön…
- "Tekrar merhaba, canım." Gri gözleri, gözlüğünün kenarı üzerinden parıldıyor.
- "Memur bey, el feneriniz..."
- "İyi akşamlar, memur bey!"
- Marketin duvarına dizili duran rengârenk sigara paketleri ve içki şişeleri seni daha da…
- Eline biraz uyarıcı geçtiğine göre canlanmanın vakti geldi. Dedektif olarak bir şeyleri…
- Kitabevinde yalnızca suç romanları, aşk romanları ve tanınmış kişilerin biyografileri…
- Biraz yıpranmış olsa da yatak seni rahatlatıyor. Her şeye rağmen dinlenmeyi hak ettin.
- Merhabalar. Birileri bir şişe alkol bulmuşa benziyor. İşte olaylar şimdi başlıyor.
- Vay be! Elinde Pirholidon var... Sentetik halüsinojenlerin en az bulunanlarından. Nadir…
- İşte, cebinde ufak, cesur bir ordu var. Birinci Sigara Müfrezesi. Senin için ateşe…
- "Dinle lan it! Cuno şimdi sıvışacak." Ellerini ovuşturuyor.
- Hiçbir şey yok.
- Defterinin klipsini otomobilin farına doğru tutunca parıldayan yanardöner bir desen…