SEN
- konuşma
- 503
- Yerler
- 19
Nerede
19Görevler
145- Lena'ya broşunu geri ver
- Lena'ya broş borcunu öde
- Gerçekleri öğren
- Kulüpçülerin bir gece kulübü kurmasına yardım et
- Noyak'la sinüslerini eşle
- Erik Kafa bulmacasını çöz
- Uyuşturucu ticaretiyle ilgili Hardie Biraderler'i sorgula
- Acele'in iş ortaklarıyla ilgili bilgi vermesini sağla
- Hardie ve Aynasız
- Evrart'a Acele'i ve uyuşturucu laboratuvarını sor
- Cuno'dan FALN eşofman altını satın al
- Titus'tan her şeyi öğren
- Firari'den bir itiraf kopar
- Doldurulmuş kuşu Garte'a götür
- Dolores Dei'e heykelcikler ver
- Cinayet silahını bul
- Cesedi karakola bildir
- İskeledeki ceset
Diyaloglar
503- Görünüşe göre birileri işlerini burada yeniden kavramlaştırmaya çalışmış.
- "Konuşulacak bir şey olduğunu sanmıyorum." (Bitir.)
- "Acele."
- "E sorgudayız, değil mi? Sen beni sorguluyorsun; polislerin işi budur."
- "Ha, o mu... Bana inanmayacaksın. Anlatmamın hiçbir anlamı yok."
- "Ah, onunla tanıştın mı yani? Güzel, güzel."
- Dikkatini çeken bir nokta yok. Her şey sıradan görünüyor.
- "Silahımın bir mermisi o devin derisini delebilir miydi ondan bile emin değilim."
- Saint‑Ghislaine Sokağı'ndaki budaklı alıç ağacı. Esen soğuk rüzgârla manyetik bant…
- Kilisenin bu kısmında neredeyse somut bir sessizlik var. Maddenin bütün o değişimi…
- "Senin için ne yapabilirim, patron?"
- Kıyıdan esen sert rüzgâr barakanın penceresine çarpıp uğulduyor. Dalgalar zaman zaman…
- Yoksa bu o fazmit mi? Sanki duvara yaslanmış bir fazmit gibi duruyor...
- "Merhaba, amca!" Ağ ustasının kızı sana el sallıyor.
- Bu yazıya yukarıdan bakılması gerekiyor.
- İskelede bir adam yatıyor, uzuvları bükülmüş ve boynu da doğal olmayan bir açıda dönmüş…
- Evlat, kendini çok saldın. Çok ayıp. Kas Koçu seni yine formuna sokacak. Bir milyon şınav…
- Kar sessiz sedasız, yerde duran şarap şişelerinin ve sigara izmaritlerinin üzerini…