Konuşma · SOĞUKKANLILIK
Konuşmacılar · 26
"Kendimi neden kaybedecekmişim? O aşağılık yaratık yüzünden mi?" Eli öfkeyle titriyor. "Onu seviyorum. Bana uğruna savaştığımız her şeyi hatırlatıyor. En azından o Frissel'i ve şövalyelerini öldürdük..." Öksürük krizine giriyor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
"Onu hatırlıyorum..." Siyah gözüne işaret ediyor. "Onu La Noce zamanlarından hatırlıyorum... Kişisel olarak değil, tipini falan. Onlardan on binlerce vardı. Liberaller yardımlarına gelene kadar onların hepsini geberttiğimizi sanıyordum. Bir tanesini kaçırmışız..."
Önceki replikler · 2
"O işte." Titrek parmağıyla şehre, meydanın yakınında yalnız başına duran çam ağacının olduğu kratere işaret ediyor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 2
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Sülüne benziyor, top gibi şişko..." Seni duymuyor. "Patlatılmak için yalvarıyor." Geniş geniş sırıtıyor ve yumuşak bir ses tonuyla "Lütfen vurun beni, Bay Dros," diyor.
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 2
- "Sülüne benziyor, top gibi şişko... ve patlatılmak için yalvarıyor." Geniş geniş sırıtıyor ve "Lütfen vurun beni, Bay Dros," diye fısıldıyor.
- "Sülüne benziyor, top gibi şişko..." Seni duymuyor. "Patlatılmak için yalvarıyor." Geniş geniş sırıtıyor ve yumuşak bir ses tonuyla "Lütfen vurun beni, Bay Dros," diyor.
Önceki replikler · 1
"Sakin mi olayım? Sinirli değilim..." Eli hâlâ titriyor. "Ona hayranım. Bana uğruna savaştığımız her şeyi hatırlatıyor. En azından o Frissel'i ve şövalyelerini öldürdük..." Öksürük krizine giriyor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Henüz değil. Onu etrafta kasıla kasıla yürürken izlemeyi ve madalyalarına nişan almayı seviyorum." Gülüşü titreşiyor. "Tam suratına nişan alıyorum ve... tetikteki parmağımı oynatıyorum. Düşünüyorum. Bonbonu ağzımda eritiyorum..."
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"O adam, tatlı bir bonbon. Tam bir ödül yemeği. Kara gün için... En kara gün için. Ben o silahı kendi ağzıma dayadığımda 'Hayır, boşa harcama. Öldürdüğü tüm çocuklar için o mermiyi sik kafalı René yesin.' diye düşünüyorum. Ama sonra onu topları fırlatırken görüyorum ve bir anda..." Efkârlı şekilde iç çekiyor.
"...daha iyi hissediyorum. Hatta ona özel bir tane mermi sakladım. Böylece onun için daima bir mermim var..." Şehre doğru bakarken yüz hatları düzleşiyor. "Son zamanlarda orada görmüyorum onu... İhtiyar amcık kireçlenmeden yürüyemiyor herhâlde..."
Alternatif replikler · 1
"...daha iyi hissediyorum. Hatta ona özel bir tane mermi sakladım. Böylece onun için daima bir mermim var..." Şehre doğru bakarken yüz hatları düzleşiyor. "Son zamanlarda onu kasıla kasıla yürürken görmüyorum... Kireçlenme yüzünden yürüyemiyor herhâlde. Umarım acıdan kıvranıyordur, umarım kan ter içindedir."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 3
- "O adam, tatlı bir bonbon. Tam bir ödül yemeği. Kara gün için... En kara gün için. Ben o silahı kendi ağzıma dayadığımda 'Hayır, boşa harcama. Öldürdüğü tüm çocuklar için o mermiyi sik kafalı René yesin.' diye düşünüyorum. Ama sonra onu topları fırlatırken görüyorum ve bir anda..." Efkârlı şekilde iç çekiyor.
- "O adam, tatlı bir bonbon. Tam bir ödül yemeği. Kara gün için... En kara gün için. Ben o silahı kendi ağzıma dayadığımda 'Hayır, boşa harcama. Öldürdüğü tüm çocuklar için o mermiyi sik kafalı René yesin.' diye düşünüyorum. Ama sonra onu topları fırlatırken görüyorum ve bir anda..." Efkârlı şekilde iç çekiyor.
- "Tam bir ödül yemeği. Kara gün için... En kara gün için." Söylerken neredeyse ağzından salya akıyor. "Ben o silahı kendi ağzıma dayadığımda hep 'Hayır, o mermiyi sik kafalı René yesin.' diye düşünüyorum. Ve sonra topları fırlatırken bakıyorum ve bir anda..." Nefes veriyor.
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Bir anlığına onun için endişeleniyor. Ona kendisini hatırlatıyor. Aynı nefret, aynı... Başka bir şey daha düşünmeye çalışıyorsun ama yok, sadece nefret var.
Önceki replikler · 1
Onlar aynı savaşın gazileri. Batıda bir yerlerde, Kömür Şehir'de onun düşmanı karanlık bir odanın içinde, metal bir tepside yatıyor, nefes almıyor. Yakında o da orada yatacak. Bu adamların arasındaki savaşın yarısı bitti.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
22 kilometre doğuda, Martinaise'de Destek Memuru Jean-Heron Vicquemare iskelede telaşlı adımlarla volta atıyor; "Orada bu kadar süredir ne yapıyor olabilir ki," diyor.
Önceki replikler · 1
Devriye Memuru Judit Minot birazcık ümitli sesiyle "Belki işini yapıyordur?" cevabını veriyor. Sudan yükselen soğuk havaya karşı sesi birazcık da sıcaklık sağlıyor...
Yanıtlar · 1
"O sarhoş," diye düşünüyor. "Ve bunu hepimiz biliyoruz." Yine de umutlu olmaya çalışıyor...
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"O adam, tatlı bir bonbon. Tam bir ödül yemeği. Kara gün için... En kara gün için. Ben o silahı kendi ağzıma dayadığımda 'Hayır, boşa harcama. Öldürdüğü tüm çocuklar için o mermiyi sik kafalı René yesin.' diye düşünüyorum. Ama sonra onu topları fırlatırken görüyorum ve bir anda..." Efkârlı şekilde iç çekiyor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Tam bir ödül yemeği. Kara gün için... En kara gün için." Söylerken neredeyse ağzından salya akıyor. "Ben o silahı kendi ağzıma dayadığımda hep 'Hayır, o mermiyi sik kafalı René yesin.' diye düşünüyorum. Ve sonra topları fırlatırken bakıyorum ve bir anda..." Nefes veriyor.
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Sülüne benziyor, top gibi şişko... ve patlatılmak için yalvarıyor." Geniş geniş sırıtıyor ve "Lütfen vurun beni, Bay Dros," diye fısıldıyor.
Önceki replikler · 2
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Artık o fahişeler umurumda bile değil..." Umutsuzca sazlara bakıyor. "Hadi artık. Tutukla beni."
Önceki replikler · 1
René onun için büyük bir kayıp olmuş olmalı. Belki onu bu kadar öfke içermeyen konular hakkında hâlâ konuşturabilirsin... çünkü artık içindeki öfkeyi tüketti.
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Sadece "Fahişeler..." diyor. Bu tek kelime bile dişlerinin arasından yoğun bir güçle çıkıyor. Öfkeyle yanıp tutuşuyor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Joyce'un gençliğini kastediyor olabilir. Buraya geldiklerinde disko müziği dinlemiş olmalılar... ama emin olmak zor.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 3
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"İyi mi? Hepsi geride kaldı..." Ayaklarındaki toza bakıyor. Etrafta gri ve kirli bahar otları var.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Sendikanın sosyal demokrat olduğunu ve... Bay Claire'in bir sosyal demokrat şaklabanı olduğunu söylemiştin."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Koyduğumun sosyal demokratlarıyla ilgili konuşmak istemiyorum. Onların hepsi hain. Beyinsizler..." Elini sallıyor, aynı anda hem tedirgin hem ümitsiz.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"İğrenç bir hayal kırıklığı daha..." Külleri dürtüyor. "Asıl düşman sendikacılar, milleti uyutuyorlar, işçi sınıfının gerçek düşmanı onlar."
Önceki replikler · 1
Hayal kırıklığı... Fazla kişisel. Sendikanın şefiyle bir geçmişi var gibi görünüyor.
Yanıtlar · 1
"O meymenetsiz kurbağa mı? Kendi götünü bile silemez o be. Operasyonun beynini kastettim, akıllı olanı."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Kıkırdayarak başıyla onaylıyor. "Sürekli ayaklanma ve toplumsal taban ile ilgili boş boş konuşuyor... Akıllı olanı Le Jardin'de beynini 'yabancılaşma' ve 'hegemonya' ile doldurdukları bir üniversiteye yollamış olmalılar..."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Edgar onu tatlı dille ikna etmiş. Böyle bir düşmanlığın olması için yüz yüze görüşmüş olmalılar.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 2
- "O gangster kurbağa bir ahırı bile yönetemez. Siyasi eğitimi sıfır. İkizi Edgar Claire Doğu Revachol Üniversitelerinden birine gitmiş. Sürekli ayaklanma ve yabancılaşmayla ilgili falan konuşuyor..."
- Kıkırdayarak başıyla onaylıyor. "Sürekli ayaklanma ve toplumsal taban ile ilgili boş boş konuşuyor... Akıllı olanı Le Jardin'de beynini 'yabancılaşma' ve 'hegemonya' ile doldurdukları bir üniversiteye yollamış olmalılar..."
Yanıtlar · 3
Önceki replikler · 1
"Duvara ilk onları dizmeli." Sesi bozuluyor. "Sermayenin çarklarını işlettikleri için ilk dizilenler onlar olmalı. Onlar mal sahiplerinden önce gitmeli..."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Claire'ler bunca zamandır kendi arka bahçelerinde saklanan bir adamı gözden kaçırmazlardı. Martinaise'de bir kuş uçsa haberleri olur."