EMPATİ
- konuşma
- 230
- Yerler
- 13
Açıklama
İNSAN SARRAFLARI, MÜLAKATÇILAR VE SORGULAYICILAR İÇİN İDEAL.
Empati, diğer insanların ruhuna bakmanı ve orada olanları hissetmeni sağlar. Başkalarının gözünden kaçabilecek sosyal ipuçlarını fark etmene olanak tanır; kimi zaman kullanabileceğin gizli bir kedere denk gelirsin, kimi zaman yas tuttuğu sanılan birinin garip sevincini hissedersin, kimi zaman da daha sonra zararını görebileceğin gizli bir kırgınlık görürsün...
Yüksek seviyelere çıkmış bir Empati'yle kendini tam olarak başkalarının yerine koyabilirsin. Onların acılarıyla ağlar, öfkelerini dindirmek için duvarları yumruklar ve daha da dengesiz bir polise dönüşürsün. Ancak Empati düşük seviyelerdeyken konuştuğu herkesi üzen kaba saba bir canavardan farkın kalmaz.
Nerede
13Görevler
131- Uyuşturucu ticaretiyle ilgili Hardie Biraderler'i sorgula
- Acele'in iş ortaklarıyla ilgili bilgi vermesini sağla
- Hardie ve Aynasız
- Evrart'a Acele'i ve uyuşturucu laboratuvarını sor
- Cuno'dan FALN eşofman altını satın al
- Titus'tan her şeyi öğren
- Firari'den bir itiraf kopar
- Doldurulmuş kuşu Garte'a götür
- Dolores Dei'e heykelcikler ver
- Cinayet silahını bul
- Cesedi karakola bildir
- İskeledeki ceset
- Dönüş
- Bahçıvana neden mart ayında bahçıvanlık yaptığını sor
- Fedaileri sorgula
- Uçaksavar kulesinde dinlen
- Kim'e Seol'luların veri tabanını sor
- Lanetli pansiyon?
Diyaloglar
230- "Billie Méjean hakkında bulabileceğin bütün bilgilere açığım. Okumayı seviyormuş."
- Daireden çıkar çıkmaz teğmen "Şey, vefat bildirimi..." diyor.
- "Sadece onu ana karaya götürmemiz gerekiyor." Zoraki bir şekilde hafifçe gülümsüyor…
- "Üç hafta önce zengin kocakarının kadırgasıyla geldiğinde gördüm. Merasim kıtası da…
- Bu sıska adamda seni şaşırtan şey mide ağrısı, öksürüğü veya gıdasızlığı değil. Tam…
- "Ne?" Yaşlı adam bunu duyunca gözleri bir anda beklenmedik bir korkuyla doluyor. "Ama…
- "Elinden geleni yaptı," teğmen araya gidiyor. "Biz elimizden geleni yaptık. Şirket hiç…
- "Bir saniye dedektif..."
- "Giyim tarzım mı? Ne olmuş tarzıma?"
- İşte yine geldik, yaralı kuşum. Dalgalar yine geliyor... seni sürüklüyorlar... ama…
- Düşünceler, bebeğim. Karanlığın içinde bir milyon küçük ışık. Sen de ne aletmişsin be…
- Dışarısı düşündüğünden daha soğuk. Orada öylece duran teğmeni görüyorsun; beyaz renkli…
- Kimseyi manipüle etmenin gereği yok. Samimisiniz. Dümdüz sor!
- "Tamam..." Seni şüpheci gözlerle süzüyor. "Sana bilgi vermek için elimden geleni yaptım…
- "Cuno artık bi' pol‑it." Kirli tırnağıyla dişini temizliyor.
- Mesele Cuno değil, Cunoesse.
- "Hayır. Böcekler Cuno'nun sikinde değil."
- "Aynen öyle, it. Cuno onunla küveti doldurur. Cuno bir elebaşı."