Konuşma · JEAN VICQUEMARE
Konuşmacılar · 29
JEAN VICQUEMARE
JUDIT MINOT
POLİS RUHU
TRANT HEIDELSTAM
İÇİMDEKİ DENİZ
SEN
ALGI (İŞİTME)
KIM KITSURAGI
OTORİTE
CUNO
MANİPÜLASYON
KAVRAMLAŞTIRMA
ŞEHRİN FISILTISI
ALGI (GÖRÜŞ)
RETORİK
MANTIK
İRADE
ACI EŞİĞİ
ANSİKLOPEDİ
TEPKİ HIZI
DAYANIKLILIK
KAS GÜCÜ
İŞ BİLİRLİK
EL‑GÖZ KOORDİNASYONU
ALGI (KOKU)
EMPATİ
SOĞUKKANLILIK
OYUNCULUK
ELEKTROKİMYA
Ne zaman
- 12:00 · 13:00 · 14:00 · 15:00 · 16:00 · 17:00 · 18:00 Devam Devam Devam Devam
- 19:00 · 20:00 · 21:00 · 22:00 · 23:00 Devam Devam Devam Devam
- 07:00 · 08:00 · 09:00 · 10:00 · 11:00 Devam Devam Devam Devam Devam Devam
- 00:00 · 01:00 · 02:00 · 03:00 · 04:00 · 05:00 · 06:00 Devam Devam Devam Devam Devam Devam
- 01:00 · 02:00 · 03:00 · 04:00 · 05:00 · 06:00 · 07:00 · 08:00 · 09:00 · 10:00 · 11:00 Devam Devam
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Bence de. Bu soruşturmanın halkla ilişkiler değeri, göz ardı edilemeyecek kadar yüksek."
Yanıtlar · 1
"Tamam." İç çekiyor. "Meydanda araçlarımız var. Faili de gözaltına almamız gerekiyor. Hadi gidelim."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 4
- Devam
- "Manipülatif şerefsiz seni... Tamam. Hava soğuk, meydanda araçlarımız var. Ayrıca suçluyu gözaltına almamız lazım. Hadi gidelim."
- Devam
- "Manipülatif şerefsiz seni..." Başını sallayıp burnunu çekiyor. "Hava da gerçekten soğudu. Meydanda araçlarımız var. Suçluyu gözaltına almamız lazım. Hadi gidelim."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 9
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Biz mi? Duymadın mı, biz Vahşi Cinayet Karakolu'yuz. Biz kötüleriz. Bizi kimse sevmez."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Bu doğru değil. Jamrock, tek bir karakolun idare edemeyeceği kadar büyük. Yeterince çalışanınız yok. Ayrıca herkes 41. Karakol'a saygı duyuyor, sizde Başkomiser Pryce var."
Önceki replikler · 1
"Teşekkürler, teğmen. İltifat ediyorsun. Gerçekten de yeterince çalışanımız yok, semt de gerçekten aşırı büyük. İşte tam bu yüzden..." Başını kuzeye çeviriyor.
Yanıtlar · 1
"...işimizin başına dönmemiz gerekiyor. C Kanadı'nı Torson'la McLaine'e bıraktık. Durum iyi değil."
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 5
Önceki replikler · 1
"Demek onu hatırlıyor... Evet, bazı kiliselere baskın düzenlenmiş olabilir. Basında pek de iyi yansıtılmadı."
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Düşmanlarımız, bildiğimiz kadarıyla bir kilisede saklanıyordu. Bu kadar. Artık bu konuyu konuşmayacağım. Güvenlik düzeyin şu an bok gibi. Yükselsin, öyle konuşuruz."
Önceki replikler · 1
Güvenlik düzeyin, sendikanın seni duyamayacağı kadar uzağa gidene kadar yükselmeyecek.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Tamam, Vahşi Cinayet Karakolu değil. Eski bir ipek fabrikası karakola dönüştürülmüş, içinde yeşil masa lambaları ve bir de kahve köşesi var. Orada her gün bir sürü iyi insan canını dişine takıp çalışıyor."
Önceki replikler · 1
"Jamrock, Revachol'un en büyük gettosu. Teknik olarak Faubourg olsa da... 11 semte bölünmüş. Jamrock'ta sadece biz varız."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Rahatlatıcı bir ses tonuyla "Basının odağından eninde sonunda çıkacaksınız," diyor. "Jamrock, ona hizmet ettiğiniz için şanslı. Aynı zamanda Jamrock da semtlerin en güzeli olarak görülür, o yüzden siz de şanslısınız."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Cuno bu boktan hoşlanıyor. Asıl yaşanacak yer Jamrock, Martinaise taşak gibi bembeyaz. Her yer deniz. Burası getto falan değil."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Of..." İç çekiyor. "Dört kanat var, Harry: A, B, C ve D. Biz C'deyiz. Bizim kanat zavallılardan ve 'bitse de gitsek'çilerden ibaret. İkimiz bu kanadı bir tim olarak yeniden düzenledik. Ama hata ettik."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Dışarıdan da bir sürü yardım aldınız. Sadece ben değil." Gülümsüyor. "Başka zavallılar da yardım etti."
Bu adam kesinlikle zavallı biri değil ama öyle görünmek istiyor. Öylesi daha havalı.
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
İki bacalı bir uğur böceğine benzeyen eski ipek fabrikasının kavisli çatısının altında bir yerde, Polis Başkomiseri Ptolemy Pryce, ağır bir ahşap masada oturuyor. Karakol sıhhiyecisi Nix Gottlieb, yüzbaşının bardağına kahve dolduruyor. Ofisi sessiz...
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Değişimden bahsediyorlar. Şehirden. Sokaklardaki gerginlikten. Nisan ayının olaylarından ve mayıs ayında sokaklarda akacak kandan bahsediyorlar.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Mack 'Gövde' Torson ve Chester McLaine." Bir kaşını yukarı kaldırıyor. "Tek başlarına bir kanadı idare edebilecek kapasitede değiller. İnan bana, işler zaten yeterince kötü."
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 2
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Evet, bizim gibi değiller. Biz iki majör depresyonlu ihtiyarız. Aramızdaki ne fark var ki? Biz çöpten beteriz."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
"Ne?! Herkes 41. Karakol'un hayalini kuruyor. Cuno neden bu boka dâhil oldu sanıyorsun? Duyduğuma göre olaylar çok şiddetliymiş. Başkomiser Pryce'ınız... 1000 kişiyi falan haklamış."
Önceki replikler · 1
"Teşekkürler, Cuno," diyor. Yüzünde memnuniyetini belli eden hafif bir gülümseme var. "Yeterince çalışanımız yok, semt de aşırı büyük. İşte tam da bu yüzden..." Başını kuzeye çeviriyor ve cık sesi çıkarıyor.
Yanıtlar · 1
"...işimizin başına dönmemiz gerekiyor. C Kanadı'nı Torson'la McLaine'e bıraktık. Durum iyi değil."
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Pekâlâ. Yeterince çalışanımız yok, yapılacak tonla iş var, yani dönmemiz gerekiyor. Ama bu artık senin sorunun değil."
Önceki replikler · 1
Alçak çatılı bir ev, hava rüzgârlı... ve sen orada değilsin. Trafik akıp geçiyor...
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 4
"Sikerler, hadi gidelim." Adam yolun aşağısına işaret ediyor. "Trant otomobilini getirdi. Buradan Jamrock'a 20 dakikalık yol."
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 1
Yıldızlı gökyüzünün altında bir semt uyuyor. Yağmurun altında ahşap evlerden oluşan karanlık bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi yaşıyor. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve yağmurlu ufukta parlayan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Önceki replikler · 13
- Yıldızlı gökyüzünün altında bir semt uyuyor. Karın altında eski ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi yaşıyor. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve ufukta parlayan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Yıldızlı gökyüzünün altında bir semt uyuyor. Yağmurun altında ahşap evlerden oluşan karanlık bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi yaşıyor. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve yağmurlu ufukta parlayan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Büyük semt mora çalan gündüz gökyüzünün altında uyanıyor. Ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi, üzerlerinde bacalar. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve parlayan ufka doğru çatallanan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Büyük semt, insan yerleşiminin gürültüsüyle uğulduyor. Ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den Grand Couron'a, yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'ndan uzak ufka doğru çatallanan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Büyük semt akşama doğru, mavi gökyüzünün altında uğulduyor. Ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi, üzerlerinde bacalar. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve karlı ufka doğru çatallanan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Büyük semt, yağan yağmurun altında uğulduyor. Ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den Grand Couron'a, yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'ndan yağmurlu ufka doğru çatallanan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Akşam gökyüzünün altında bir semt, ışıklarını açıyor. Ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi yaşıyor. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve karanlık ufka doğru çatallanan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Büyük semt mora çalan gündüz gökyüzünün altında uyanıyor. Ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi, üzerlerinde bacalar. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve yağmurlu ufka doğru çatallanan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Akşam gökyüzünün altında bir semt, ışıklarını açıyor. Ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi yaşıyor. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve karlı ufka doğru çatallanan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Büyük semt pembeye çalan gündüz gökyüzünün altında uyanıyor. Ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi, üzerlerinde bacalar. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve karlı ufka doğru çatallanan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Akşam gökyüzünün altında bir semt, ışıklarını açıyor. Ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi yaşıyor. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve ufka doğru yağmurun içinde kaybolan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Büyük semt, yavaşça yağan karın altında uğulduyor. Ahşap evlerden oluşan bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi, üzerlerinde bacalar. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve bembeyaz ufka doğru çatallanan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
- Yıldızlı gökyüzünün altında bir semt uyuyor. Eski ahşap evlerden oluşan siyah bir satranç tahtası, içlerinde 80.000 kişi yaşıyor. Göz alabildiğince güvensiz binalar; Ana Cadde'den yolun üzerindeki 41. Polis Karakolu'na ve karanlık ufka doğru çatallanan Boogie Caddesi'ne uzanıyor...
Önceki replikler · 1
Gözlerini kapatıp havlayan köpekleri dinliyorsun. Fabrika penceresinin yanında oturan bir kadın, yeryüzüne çarpan meteorları düşlüyor. Saint-Gérôme Sokağı'nda köşeli bir mermi, köşeli bir namluya sürülüyor. Eski Güney'de, göz kapakları olmayan bir adam gülümsüyor. Bahar geldi. Vakit tamam.
Yanıtlar · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
Alternatif replikler · 4
"Gerçekten mi?" Nix Gottlieb, başını listeden kaldırıyor. "Dengesiz olduğunu duydum.
"Gerçekten mi?" Nix Gottlieb, başını listeden kaldırıyor. "Dengesiz olduğunu duydum.
"Gerçekten mi?" Nix Gottlieb, başını listeden kaldırıyor. "Dengesiz olduğunu duydum.
"Gerçekten mi?" Nix Gottlieb, başını listeden kaldırıyor. "Çok dengesiz olduğunu duydum.
Yanıtlar · 1
Önceki replikler · 1
"Çok güzel," kadın kuzeye bakıyor. "Öyleyse lütfen artık Jamrock'a dönebilir miyiz?"